Mutfak Günlüğü
‘Yazılarım’ Kategorisi Arşivi
Nar
Pazar, Ekim 23rd, 2011Faydası saymakla bitmez mucize meyvedir Nar. Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz narları Asuman anne son ziyaretinde getirdi bize, kendi bahçesinin mahsulü. Tatlı mı tatlıydı.
Bu aralar sizi fotoğraflarla oyalamaya çalışıyorum.. Gün gelir açığı kapatırız merak etmeyin..
Sevgiler,
Mehtap
Narın besin olarak kullanımı;
Narı çiğ olarak tüketmek için, önce bir bıçakla ikiye ayırmak gerekir, sonra narın tohumları kabuğundan ayrılmalıdır. Tohumlar arasındaki beyaz liflerin de tohumlardan ayrılması gereklidir. Bunu yapmanın kolay bir yolu, tohumları su dolu bir kaba koymaktır. Taneler dibe çöker, beyaz lifler su üstünde kalır. Bir tabağa doldurulan taneler, bir kaşık yardımı ile çiğ olarak yenilir. Bazı narların tadı çok ekşi, bazılarınınki çok tatlı olabilir. Ama genelde nar, ekşi ile tatlı arasında bir tada sahiptir.
Nar suyu, Orta Doğu ülkelerinde çok tüketilen bir içecektir. 2000li yıllardan itibaren ABD’de de popüler olmuştur.
Türkiye’de nar yiyilerek doğrudan tüketilmesinin yanı sıra nar ekşisi olarak çeşitli biçimlerde, özellikle salataya tat vermede, eti terbiyelemede veya doğrudan içilerek de tüketilmektedir. Nar taneleri de aynı zamanda salatalarda kullanılabilmekte, aşure, muhammara ve güllaç’a katılabilmekte ve çeşitli tatlı süslemelerinde kullanılmaktadır.
İran ve Hint mutfağında nar, çeşitli yemeklere malzeme olarak katılmaktadır. Domatesin İran mutfağına henüz girmediği dönemlerde, İran mutfağında nar şurubu çok yaygın olarak kullanılmıştır. Halen nar şurubunun kullanıldığı geleneksel yemekler yaşatılmaktadır. Örneğin, ana malzemesi nar şurubu ve öğütülmüş ceviz olan koyu bir sos, çeşitli kümes hayvanları pişirildiğinde üzerlerine dökülerek kullanılır, nar çorbası içilir.
Yabani nar zaman zaman anardana denilen bir baharat olarak da kullanılmaktadır ki anardana lafzî olarak nar taneleri anlamına (anar=nar, dana=taneler) gelmektedir. Bu baharat daha çok Hindistan ve Pakistan mutfağında yer bulmuşsa da aynı zamanda İran ve Orta Doğu mutfağında nar pekmezinin yerine de kullanılabilmektedir. Kurutulmuş çekirdekler bütün bütün etnik marketlerden elde edilebilmektedir. Çekirdekler etten ayrılarak 10-15 günlüğüne kurumaya bırakılır ve çatni (bir tür Hindistan sosu) veya köri yapımında asidik unsur olarak kullanılırlar. Nar taneleri zaman zaman kendisi ile yapılmış yemekleri yerken dişler arasında sıkışmasını engellemek için ezilip-kıyılabilmektedir. Himalayalardaki vahşi nar tanelerinin (daru) bu baharatın en kaliteli kaynağı olduğu düşünülmektedir. DARU kelimesi ile Türkçede çeşitli taneli yemiş için (Panicum miliaceum ve Zea mays) kullanılan darı kelimesi arasındaki benzerliğe dikkat.
Yunanistan’da nar (Yunanca rodi) pek çok şekilde tüketilmektedir: Kurumuş üzüm ve kaynamış buğdaydan yapılan kremsi bir et suyu olan kollivozoumi, nar ve buğdayla yapılan legume salatası, geleneksel orta doğu kebabı, narlı patlıcan çeşnisi, avokado ve nar daldırma yunan mutfağında narın kapladığı yeri belirtmek için verilebilecek sadece birkaç örnektir. Narın aynı zamanda likörü yapılmakta ve dondurma tepesine dökülen popüler meyve pastasının da yapımında kullanılmaktadır. Zaman zamansa yoğurt ile karıştırılmakta veya reçel gibi ekmeğe sürülüp kahvaltıda tüketilmektedir.
Bilgi; wikipedia.org
Kedicikler..
Pazartesi, Ağustos 15th, 2011
Herkese merhaba,
Uzun zaman oldu yazmayalı, taşınma yerleşme telaşıyla işe başlamam ve ramazan birbirine karıştı. Derken durdum ve bir nefes aldım, özledim burada birşeyler paylaşmayı. Yeni tarif yazamasamda kısa zamanda birkaç şey paylaşacağım konusunda söz verebilirim size. Fotoğraftaki kedicikler bizim bahçeyi mesken etmişler, hazır yakamışken birkaç kare fotoğrafladım sizin için.
Uzun bir ayrılık oldu..
Perşembe, Mayıs 12th, 2011Bir ayı geçti tarif yayınlamayalı mutfakgunlugu.com da. Çok özledim evde pişen yemeğin kokusunu ama halimi, evin durumunu bir görseniz acırsınız bana. Eve bir usta giriyor diğeri çıkıyor, badana boya işimiz bitmedi gitti hem daha mutfak dolaplarının montajı var. Dileğim 1 ay kadar sonra eski hızımda devam etmek tarif uygulamalarına. Elimde tamamen çikolatalı tarifler olan bir tatlı kitabı var, bütün bu karışıklık sonrası kitaptaki tüm tarifleri belirli aralıklarla deneyip sitede yayınlamayı düşünüyorum. Bu arada bahçeye birkaç sebze fidesi ektim, onların da gelişmelerini ve sezon mahsullerini fotoğraflarıyla paylaşacağım. Şimdilik görüşmek üzere.
Sümbüllerim..
Cumartesi, Şubat 26th, 2011
Mis kokulu 2 sümbül aldım 2 hafta kadar önce İkea’ dan. Nasıl güzel kokuyorlar anlatamam, bir buçuk ay kadar önce bir lale soğanı ekmiştim saksıya yapraklandı ama henüz çiçeklenemedi. Geçen yıldan kalma bir soğandı, gazete kağıdına sarıp saklamıştım zamanı gelince dikmeyi, siz bir sonraki sene için toprakta da bekletebilirsiniz soğanı. Sümbül laleye göre daha çabuk çiçekleniyormuş tecrübe etmiş oldum.
Çiçek açmış bir sümbül yavru soğan oluştururmuş muhakkak, kuruyunca kontrol edeceğim. Balkonlarda lale ve sümbül yetiştirmeyi çok seviyorum, hele sümbülün o güzel kokusu.. Eğer sizinde bir sümbülünüz varsa çiçekli haldeyken, havadar ve güneş gören bir yere yerleştirin. Çiçeği kurusa bile yaprakları kuruyana kadar güneş almasını sağlayın ki gelecek sene için soğanı kuvvet toplasın. Yaprağı da kuruyunca dışarıda serin bir yere dinlenmeye alın, bir sonraki sene şubat ayı girince tekrar güneşli bir yere alın ve sümbülünüzü sulayarak yeşermesini bekleyin.
Aralık Güneşi..
Cuma, Aralık 24th, 2010Herkese merhaba,
Bugün Aralık ayının 24.günü, gökyüzünde gülümseyen güneşe şaşırıyorum, bir yaz günü sanki. Tedirgin oluyorum aynı zamanda bu mevsimde bütün avrupa donuyor bizdeki hava yazdan kalma. İnşallah bunun bedelini ödemeyiz. Bugün yeni bir tarifle tanıştıracaktım sizi ama sonuç fiyasko oldu. Kivili kedidilli kolay bir pastaydı yaptığım, üzerine jöle kaplanan tarifte ters giden birşeyler oldu sanırım jöle ile ilgili bir problem.. Bugün bir pırasalı börek tarifini deneyeceğim, sonuçları tabiki sizinle paylaşacağım. Görüşmek üzere..
İlk Mahsulüm
Salı, Haziran 15th, 2010
Eveeet işte karşınızda terasta yetiştirip topladığım ilk mahsulüm.
Birkaç cherry domatesi, taze fasulye ve biber, miktar az olsada çok keyif aldım ve bu sebze yetiştirme işini imkanı olan herkese tavsiye ederim. Bu el emeği göz nuru organikleri dün yaptığım yaz türlüsüne ilave ettim ama fotoğrafını çekemeden tükettik. Sırasını bekleyen salatalık, çilek, patlıcan gibi sebzelerim var onları da görüntüleyip ekleyeceğim siteye.. İlham olur belki birkaç kişiye..
Herkese sevgiler selamlar..

Tema’dan Girişim; Meyve Çekirdekleri
Çarşamba, Nisan 14th, 2010Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün. Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın (yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler… Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın. Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış. En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet… Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…
Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır. Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler,
DGD / Doğa Gönüllüleri Derneği
Herşey Elinizde..
Çarşamba, Kasım 18th, 2009Yeniden Merhaba,
Uzun zamandır yazmamış olmanın iyi bir tarafı varsa, o da anlatacak çok şeyinizin olmasıdır herhalde tabi anlatmak istiyorsanız. Bugünlerde gündem epey hareketli domuz gribi, siyaset gündemi, açılımlar, doğalgaz zammı, askerin karşı duruşu, bunlar gibi konuşacak anlatacak birdolu şey var. Açıkcası şuan içlerinde benim için en önemli olanı domuz gribi, hakikaten gün geçtikte insanı biraz daha korkutan bir illet oldu bu yıl. Umarım en az hasarla atlatır bunu tüm dünya insanı. Televizyonlarda, yazılı basında birsürü uyarı var korunma kollama adına, bunları elbette yerine getirmeye çalışmalıyız fakat bence bizi koruyacak olanların en önemlisi iyi yani, kaliteli beslenme. Bağışıklık sistemimizi ne kadar güçlü tutabilirsek o kadar iyi savaşırız bu durumla. En nihayetinde korkmak panik olmak faydalı olmayacağı gibi yaşam kalitemizinde zedelenmesine sebep olacaktır.. Hem ne diyorlar secret..
Pozitif olun iyiyi düşünün öyle olsun.. Hem düşünün hem öyle olması için birşeyler yapın.. Özellikle bu aralar sebze ağırıklı beslenin, satın alırken olabildiğince güveninizi kazanmış doğal üretilmiş sebzeleri seçmeye çalışın. C vitamini alın, fazla meyve tüketemiyorsunuz doktora danışıp vitamin ilaçları almaya özen gösterin. Kendinizi üşütüp gribi çağırmayın, banyolarınızı akşamları eve döndüğünüzde yapıp saçlarınızı iyice kurutun. Temizliğinize dikkat edin. Spor yapabiliyorsanız spor yapın, yapamıyorsanız hiç olmadı merdiven inip çıkın..
Hareket edin, bereket gelsin.. Dedikleri gibi herşey elinizde.. Kendinize dikkat edin..
Mehtap.
Nane ve Maydanoz
Salı, Mayıs 13th, 2008Kendi ellerimlerimle yetiştirdim..

NANE: Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürür. Karaciğer yetersizliğini giderir. Safra akışını düzenler. Mide ağrılarını keser. Bağırsak spazmını giderir. Nefes almayı kolaylaştırır. Astım, grip, bronşit ve öksürükte faydalıdır. Sinirleri kuvvetlendirir. Sükunet verir. Heyecanları ve korkuyu yatıştırır. Kusmaları önler.
Migren, uykusuzluk ve baş dönmelerinde faydalıdır. El ayak titremesi, dil tutukluğu, felç ve uykusuzlukta kullanılır. Kalbi kuvvetlendirir. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser. Anne sütünü artırır.

MAYDANOZ: Maydanoz, halk arasında mide bulantısını giderici, böbrek taşlarını düşürücü, kansızlıkta, halsizlikte, bağırsakların çalışmasında, diş etleri kanamasının önlenmesinde, yaraların kapanmasında, romatizmada yararlı olarak bilinir. Maydanoz C vitamini ve güçlendirici etkinlik yönünden çok zengin bir bitkidir. İştah açar, ter çıkartır, ateş düşürür. Kadınların düzensiz adet görmelerini yoluna sokar ve organizmayı zehirlerden arındırır. Bu yüzden maydanoz karaciğer hastalıklarına, sarılığa, egzamalara, selülite, romatizmaya, gut hastalığına ve idrar yolları taşlarına karşı tavsiye edilir. Maydanoz, C vitamini, E vitamini, B grubu vitaminlerden folik asit, A vitamininin öncüsü karolenoidlerden çok zengindir. Taze yenen 8-10 dal (20 gram kadar) maydanoz, yetişkin insanın günlük C vitamini ihtiyacının yarısını karşılayabilir.

